Biyoloji Zümresi
Zümre Öğretmenler Toplantıları Zamanı Ve Kapsamı
Ölçme Ve Değerlendirme Servisi
Türk Dili ve Edebiyatı Zümresi
Matematik Zümresi
Kimya Zümresi
Biyoloji Zümresi
Yabancı Dil Zümresi
Beden Eğitimi Zümresi
Zümre Başkanlığı Görev Dağılımı
Zümre Başkanlığı, Kuruluşu Görev Ve Sorumlulukları
INIFLARA GÖRE DERS MÜFRADATI

LİSE-1 MÜFREDATI

_2000 Lİ YILLARIN BİLİMİ BİYOLOJİ

_CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ

_CANLILARIN TEMEL BİRİMİ HÜCRE

_CANLILARINÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI

 

Lise-2 Müfredatı

BÖLÜM I:DOKULAR

I.Bitkisel Dokular

A.Bölünür Dokular 
B.Bölünmez Dokular

II.Hayvansal Dokular

A.Epitel Dokular 
B.Bağ ve Destek Doku 
C.Kas Doku 
D.Sinir Doku

BÖLÜM II:DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

I.Sinirsel Denetim

A.Bir Hücrelilerde Sinirsel Denetim 
B.Omurgasız Hayvanlarda Sinir Sistemi 
C.Omurgalı Hayvanlarda Sinir Sistemi 
D.Sinir Hücresi ve Çeşitleri 
E.İmpuls Oluşumu ve İletimi 
F.İnsanda Sinir Sistemi

1.Merkezi Sinir Sistemi 
2.Çevresel Sinir Sistemi

G.Duyular

II.Hormonal Düzenleme

A.Bitkisel Hormonlar 
B.İnsanda Endokrin Bezler ve Hormonlar 
C.Endokrin Kontrol Mekanizması

III.İnsanda Denetleyici veDüzenleyici Sistemin Sağlığı

BÖLÜM III:DESTEK VE HAREKET SİSTEMLERİ

I.Bir Hücrelilerde Destek ve Hareket 
II.Bitkilerde Destek ve Hareket 
III.Omurgasızlarda Destek ve Hareket 
IV.Omurgalılarda Destek ve Hareket 
V.İnsanda Destek ve Hareket

A.İnsanda İskelet 
B.İnsanda Kas 
C.Kas-İskelet İlişkisi

VI.İnsanda Destek ve Hareket Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi 
VII.İnsanda Destek ve Hareket Sisteminin Sağlığı

BÖLÜM IV:SİNDİRİM SİSTEMLERİ

I.Bir Hücrelilerde Sindirim 
II.Omurgasızlarda Sindirim 
III.Omurgalılarda Sindirim 
IV.İnsanda Sindirim Sistemi ve Sindirim 
V.İnsanda Sindirm Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi 
VI.İnsanda Sindirim Sisteminin Sağlığı

BÖLÜM V:TAŞIMA ve DOLAŞIM SİSTEMLERİ

I.Bir Hücrelilerde Taşıma 
II.Bitkilerde Taşıma 
III.Omurgasızlarda Dolaşım 
IV.Omurgalılarda Dolaşım 
V.İnsanda Dolaşım Sistemi

A.Kalp 
B.Kan Damarları 
C.Kan Dolaşımı 
D.Lenf Dolaşımı 
E.Kan Basıncı 
F.Kanın Görevleri 
G.Kanın Pıhtılaşması

VI.İnsanda Dolaşım Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi 
VII.İnsanda Dolaşım Sisteminin Sağlığı 
VIII.İnsanda Savunma ve Bağışıklık

A.Enfeksiyonlara Karşı Savunma 
B.Bağışıklığın Oluşumu 
C.Bağışıklık Çeşitleri 
D.Bağışıklık Sistemini Bozuklukları

BÖLÜM VI:SOLUNUM SİSTEMLERİ

I.Bir Hücrelilerde Solunum 
II.Bitkilerde Solunum 
III.Omurgasızlarda Solunum 
IV.Omurgalılarda Solunum 
V.İnsanda Solunum Sistemi

A.Solunum ile İlgili Yapılar 
B.Soluk Alıp Verme Mekanizması 
C.Oksijen ve Karbondioksitin Taşınması

VI.İnsanda Solunum Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi 
VII.İnsanda Solunum Sisteminin Sağlığı

BÖLÜM VII:BOŞALTIM SİSTEMLERİ

I.Bir Hücrelilerde Boşaltım 
II.Bitkilerde Boşaltım 
III.Omurgasızlarda Boşaltım 
IV.Omurgalılarda Boşaltım 
V.İnsanda Boşaltım Sistemi 
VI.İnsanda Boşaltım Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi 
VII.İnsanda Boşaltım Sisteminin Sağlığ

 

 

 

 

 

 

LİSE 3 MÜFREDATI

 

_DOKULAR

_DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

 

   -SİNİR SİSTEMİ

   -DUYU ORGANLARI

   -ENDOKRİN SİSTEM

   

_DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

_SİNDİRİM SİSTEMİ

_TAŞIMA VE DOLAŞIM SİSTEMİ

_SOLUNUM SİSTEMİ

_BOŞALTIM SİSTEMİ

 

 

 

                                             LİSE 4 MÜFRADATI

 

_CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ

_PROTEİN SENTEZİ

_KALITIM

_POPULASYON GENETİĞİ

_BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK MÜHENDİSLİĞİ

BİYOLOJİNİN ÖNEMİ

BİYOLOJİNİN ÖNEMİ



Temel bilim olan biyoloji, canlı ve doğa ile ilgili her konuyu içine almaktadır, bu bakımdan araştıran, düşünen insana sınırsız sayıda çalışma olanağı sağlar. Burada başarılı olmanın en önemli sırrı, düşünerek doğayı izlemektir. Doğanın bilinçsiz kullanılması, insan ve diğer canlıların yaşamı için tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarır. Çevre kirlenmesi, erozyon, madde kaybı, yeşil alanların azalması, hızlı nüfus artışı, plansız kentleşme, biyolojik zenginliklerin ortadan kalkması bu sorunların başında gelir.
Biyoteknoloji alanındaki çalışmalarla atık maddeleri, temel yapılarına kadar parçalaybilen mikroorganizmalar kullanılarak daha temiz bir çevrenin yaratılması sağlanacaktır.
Biyoteknolojinin amacı, bir canlının belirli özelliklerini şifreleyen genetik bilginin bir başka canlıya nakledilmesidir. Böylece nakledilen bilginin gereği, ikinci canlı tarafından yerine getirilir. 
Biyoloji; uygulama alanları olan tıp, tarım, hayvancılık, ormancılık, endüstri ve diğer alanlardaki çalışmalar sayesinde, insanların geleceğe daha umutla bakmalarını sağlayan geniş bir bilim dalı olmuştur. 
Biyoloji ile bireyin kendisini ve çevresini tanıması, çevresini koruma bilincini kazanması hedeflenmiştir. 
Biyoloji bilimine yaterli önemin verilmemesi sonucunda ortaya çıkan sorunlar:

Çevrenin bozulması ile ilgili sorunlar:
1. Erezyon, sulak alanların kurutulması,denizlerin ve göllerin kirlenmesi, ormanların ve meraların tahrip edilmesi.
2. Birçok canlı türünün ortadan kalkmasıyla biyoloji çeşitliliğinin azalması ve doğal dengenin bozulması.
3. Canlıların aşırı ve yanlış tüketiminden dolayı, doğal kaynakların tahrip edilmesi gibi sorunlar çevrenin bozulmasına nenden olur.

Sağlıkla ilgili sorunlar:
1. Yanlış beslenmeye bağlı birçok rahatsızlık.
2. Akraba evliliğine dayalı anomalilerin artması.
3. Kalıtsal bozuklukların zamanında tanımlanamamasına bağlı olarak sağlıksız soyların ortaya çıkması vb. Sorunlardır.

Ekonomiyle ilgili sorunlar:
1. Dünyanın en önemli kültür bitkilerini ve hayvanlarını barındıran ülkemizde, ıslah çalışmalarının yapılmaması ve üretimin gerken şekilde arttırılmaması ekonomik sorunlardır.

Sosyal yapı ile ilgili sorunlar:
1. Çevre bozulmasına ya da yaşabilir bir çevre oluşturulmamasına bağlı olarak göçe sürüklenme. 
2. Sağlıklı ve güzel ortamlarda çocukların yetiştirilmememsine bağlı olarak, bedensel ve ruhsal yetersizlikler, sosyal yapı ile ilgili sorunlardır.

BİYOLOJİNİN GELECEĞİ


Dünyamızın kaynakları, sürekli çoğalan ve tüketimi gittikçe artan insan topluluklarına yeterli olmayacak duruma gelmiştir. Denizler, iç sular, atmosfer ve kirlenmiş toprak yapısı yer yer yenilenemeyecek biçimde bozulmuştur. Tüm dünya yaşam tehlikesine doğru sürüklenmektedir. Çözüm yolu, bazı önlemlerle birlikte biyoloji bilimine dayanmaktadır. Önümüzdeki yüzyılın başında şu gelişmelerin olması beklenmektedir.
· İnsan topluluklarında kalıtsal hastalıklara neden olan genler, döllenme sırasında sağlamlarıyla değiştirilerek kanser, yüksek ve düşük tansiyon, şeker hastalığı, cücelik vb. Hastalıklar önlenebilecektir.
· Canlıların ömür uzunluğunu kalıtsal olarak denetleyen genler kontrol altına alınarak ya da değiştirilerek, uzun bir yaşam sağlanabilicektir. 1996 yılından beri ana karnındaki bir fetusun ne kadar yaşayacağı artık tahmin edilebilmektedir.
· Bir canlıda önemli bir özelliği ortaya çıkaran gen ya da genler, diğer canlıların kalıtsal yapısına eklenerek bazı eksiklikler bu yolla giderilebildiği gibi fazladan bazı özelliklerin kazanılması da sağlanacaktır. Örneğin; C vitamini karaciğerde sentezlettirileceği için besinlerle alınması gerekmeyecektir.
· Bitki ve hayvanların ıslahında olağanüstü atılımlar gerçekleşecek, verim artırılacak, birçok maddenin sentezi özellikle büyük miktarda mikroorganizmalara yaptırılabilcektir.
· Genlerdeki değişiklikler sonucu yeni hayvan ve bitki türlerinin ortaya çıkması sağlanacaktır.
· Yenilenme mekanizması aydınlatılacağından kısmî doku ve organ yitirimleri yerine konulabilecektir.bugüne kadar doku ve organ nakli tekniğinde, doku uyuşmazlığı nedeniyle başarısızlıklar olmuştur, ancak bu sorun doku ve organ nakli tekniğindeki gelişmelerle aşılmaktadır. Bunun için şimdiden organ bankalarında çeşitli organlar gerektiğinde kullanılmak üzere korunmaktadır. Şu anda genellikle sperm, kemik, deri ve bazı özel dokular saklanabilmektedir. Yakın gelecekte ise çeşitli doku ve organlar, bir bütün olarak yapıları bozulmadan saklanabilecektir. 
· Canlılardaki genlerin tümü kataloglanabilecek, bunlarla ilgili bankalar kurulacak, ilaç sanayii biyoteknolojik yöntemleri geniş oranda kullanacağı için bir çok ilacın etkili ve ucuz yoldan üretilmesi sağlanacaktır.
Bütün bunların yanında tehlikeli olabilecek mikroorganizmaları üretmek, doğal yaşam görüntüsünü kısmen de olsa bozma gibi biyolojik gelişmelerin doğurabileceği sakıncalarda vardır.
 

BİYOLOJİ BİLİMİNDEKİ GELİŞMELERİN İNSANLIĞA KATKILARI


Bireylerin ve gelecek kuşakların sağlıklı yaşaması biyoloji konusundaki bilinçlenme ile sağlanacaktır. 
Araştırmacılar bitki ve hayvanları ıslah etmiş,daha iyi meyve, daha fazla yumurta, daha çok et ve süt elde etmek için onların soylarını, kültürel yöntemler kullanarak iyileştirmeye çalışmışlardır.Bu çalışmalarda da büyük ölçüde başarılı olmuşlardır.
Günümüzde birçok ülke seralarda tozlaşma görevini bombus adı verilen arılara yaptırıyor. Bombus özellikle sebzecilikte yüksek verim elde etmek amacıyla hormon kullanan üreticilere bir çıkış, hatta kurtarıcı oldu. Arının taşıdığı çiçek tozları etrafa yayılarak, seradaki domates ve çiçeklerdeki verimi artırdı. Günümüzde birçok tıbbî bitki ve hayvanın üretimi, antibiyotik, aşı, interferon, çeşitli pestisitlerin üretimleri, insandaki zararlı genlerin ayıklanması işi gibi alanlarda biyoteknolojiden yararlanılmaktadır. 
Tıpda uygulanan aşılama yönteminde vücuda virüs verilerek vücudun virüsü tanıması ve ona karşı antikor üretmesi sağlanır.oysa gen teknolojisinin sağladığı olanaklarla vücuda virüs verilmeden de antikor üretmek mümkün olmuştur. Böylece vücut virüsün yan etkilerinden korunabilmektedir. Tıpda; pıhtılaşma bozukulukarı, lösemi gibi hastalıkların teşhis ve tedavisinde enzimlerden yararlanılmaktadır. Bu enzimlerin elde edilmesi biyoteknolojinin sayesinde olmuştur.
Biyoteknolojinin katkıları arasında insülüni de sayabiliriz. İnsülin insanlarda şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormon olup pankreas hücreleri tarafından üretilir, dolaşıma katılır. Eksikliğinde ise şeker (diyabet) hastalığı ortaya çıkar. Bugün bakteri DNA’sı yardımıyla insülin hormonu bol miktarda ve ucuza üretilebilmektedir. Yine, cücelik tedavisinde kullanılan insan büyüme hormunuda bu yolla üretilmektedir. 
Büyüme hormunu, eskiden sadece kadavraların hipofiz bezinden çok büyük zorluk ve masraflarla elde ediliyordu artık biyoteknolojik yöntemlerle çok miktarda ve ucuza elde edilebilmektedir.
Biyoteknolojik buluşlar ve onlara dayalı uygulamalar, insanoğluna biyolojik savaşta yararlanabileceğ organizmaları elde etme olanağı sağlamıştır. Gittikçe önem kazanan “biyolojik savaş” konusunda yapılan çalışmalar ülkemizde yeterli düzeyde değildir. Oysa biyolojik savaşta kullanılabilecek bir çok organizma yurdumuzda bulunabilmektedir. Ancak biyolojik savaşta yok edilmeye çalışılan zararlı canlılarla, bunları yok etmek için kullanılan canlıların biyolojik yapılarının iyi bilinmemesi, ülkemizdeki bazı çalışmaların da başarısızlığına neden olmaktadır. Oysa, tarımda biyolojik savaş daha ucuz ve kolay olacak, çevre kirliliğide önemli ölçüde azalacaktır. Bu amaçla bazı bakteri türleri kullanılarak böceklere karşı dirençli domates, tütün, pamuk gibi bitkiler elde edilmektedir.





Alg, bakteri, maya küfleri büyük miktarda üretilmesinden ve bu canlı hücrelerin kurutulması sonucu oluşan biyolojik kütleye tek hücre proteini denilmektedir. 
Ayrıca aroma kaynağı, vitamin kaynağı ve emülgatör destekleyicisi olarak da kullanılır. Tek hücre proteininin uygulama alanı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Belkide tek hücre proteini gelecekte besin kaynağımızın önemli bir bölümünü oluşturacaktır. Dünyada nüfus artışının bugünkü hızıyla devam etmesi durumunda, besin kıtlığının yaşanabileceği, bilim adamlarınca kabul edilmektedir. Buna çözüm olarak bilim adamları tarımda biyoteknolojik uygulamaları önermektedir. Avustralyalı araştırmacılar, yonca bitkisini aminoasit sentezine yardımcı olan bir gen aktararak bitkinin protein değerini yükseltme yoluna gitmişlerdir. Böylece yem bitkisi olan yonca, proteince zenginleştirilmiştir. 
1997 şubat ayında biyoloji ayında yeni bir gelişme kaydedilmiştir. İskoçyalı Dr. VILMUT ve ekibi memeli bir hayvanın (koyun) kopyesini yapmayı başarmıştır. Bir koyunda alınan bir vücut hücresinin çekirdeği, başka bir koyuna ait çekirdeği alınmış bir yumurtaya yerleştirilerek yeni bir koyuna yaşam verilmiştir. Dolly adı verilen kuzu orjinal DNA sahibi koyunun kopyasıdır.
Bu iki koyun aynı fiziksel özellikleri taşımalarına rağmen, aynı biyolojik özellikleri taşıyıp taşımadıkları belirli değildir. Kalıtsal hastalıkların kökenini anlamamız ve tedavi edebilmemiz, ancak insan genomunun tam olarak çözebilmemizle mümkün olacaktır.
Genetik mühendisliği, bu konuda ilk adımı atmıştır. 1990 yılında ABD ve avrupa ülkelerinin de katıldığı “insan genomu projesi” adı altında büyük bir çalışma başlatılmıştır. Bu proje insandaki yaklaşık yüzbin genin diziliminin saptanmasını hedefliyor. Örneğin, bilim adamları genetik bozulma nedeniyle kontrolsüzce çoğaldığını anladıkları hücrelerle “hücre dilinde konuşurak”, “çoğalma!” ya da “öl!” komutları verebilecek, böylece şimdiye kadar etkin tedavi yöntemi geliştirilemeyen kanser gibi hastalıklar projenin sağladığı bilgiler ışığında tarihe karışabilecektir. Ayrıca kalıtsal hastalıkların ve daha bilemediğimiz birçok özelliğin ya da kusurun nedenlerini ve çözümlerini bulmamıza ışık tutacaktır.


Nurihas Mah. Ülkü Sok. No: 10 Melikgazi (38030) KAYSERİ/TÜRKİYE

Tel : +90 ( 352 ) 225 58 27 / Faks : +90 ( 352 ) 225 64 88 / bilgi@ozelsafa.k12.tr
Tüm hakları saklıdır - Designed_by medyatör